İçki ve Kral

Aralık 15, 2007 on 3:47 pm | In Temel | No Comments

Kralın biri halkın gerçek düşüncelerini öğrenmek için kılık kıyafetini, degiştirip çarşıda dolaşıyordu. Derken bir bara girdi içkiyi fazla kaçırınca, kıyafet değiştirdiğini unutup, anlatmaya başladı:
-”Siz ne sanıyorsunuz? Ben kralım, kral.. Koca sarayım var benim… Tacımı bir görseniz… İstersem hepinizi..”
derken, garson gelmiş ve kralın öünüdeki içki şişesini almış:
-”Yeter be arkadaşım, daha iki kadehte krallığını ilan ettin. Bir tane daha içersen, ya İsa olacaksın, ya da Tanrı”.

Anahtar deliği

Aralık 15, 2007 on 3:46 pm | In Temel | No Comments

Sarhoşun biri sabaha karşı zil-zurna evine dönmüş kapının önünde gürültülü bir şekilde kapıyı açmaya çalışıyordu. Gürültüye uyanan karısı camdan başını çıkartıp bağırdı:
-”Al hınzır herif! Al anahtarı atıyorum, gürültü etme de gir içeri kahrolası!”
- “Karıcığım”
dedi sarhoş:
-”Bende anahtar var mümkünse sen bana anahtar deliğini gösder!”

Uyanmamış.

Aralık 15, 2007 on 3:45 pm | In Temel | No Comments

Eve gelen sarhoş eşinin erotik giyinişini görünce durumu anlamış:
-Karıcığım biraz sabret bizimki daha uyanmadı, der.

nimet

Aralık 15, 2007 on 2:57 pm | In Temel | No Comments

bir gün hoca yolda yürürken yağmur bastırmış ve bi adam koşarak yağmurdan kaçıyormuş. hoca adama sormuş: oğlum niye koşuyorsun demiş adam: hoca eve geç kaldım demiş . adam içinden de bu hocada amma meraklı demiş hoca da kenardan otlukların içinden yürüyormuş ve adam hocaya sormuş:hocam siz niye kenardan otluklardan gidiyosunuz demiş . hoca: oğlum yağmur bir nimet ,nimete basılır mı hiç demiş:)

Fincancı Katırlar

Aralık 15, 2007 on 2:57 pm | In Temel | No Comments

Bir gün Nasreddin hoca eve giderken boş bir mezar görmüş. İçeri girip öteki dünya ya bir bakim demiş. Yatmış mezara,konsantire olmaya çalışmış. 10 dakika sonra bir ses duymaya başlamış. Kalkıp bi bakim demiş. Mezardan başını bi çıkarmış,fincancı katırları ürkmüş,kaçıp gitmişler. Fincalar hep kırılmış. Sonra fincanların sahipleri Nasreddin Hoca’yı bi güzel dövmüşler.
Hoca eve geldiğinde yüzü gözü mosmor olmuş. hanımı sormuş:
-Hoca bu halin ne?
Hoca:
-Öteki dünyada oldu,demiş.
Hanımı:
-Nasıldı,öteki dünya iyi miydi?demiş.
Hoca gayet ciddi bir vaziyette demiş ki:
-Vallahi çok güzel de,fincancı katırlarını korkutmazsan hiç bir şey olmaz.

Topum Tüfeğimi Geri Ver

Aralık 15, 2007 on 2:56 pm | In Temel | No Comments

Çanakkale Muharebesinde Kayseri`li bir nefer topunun başına nöbete gelmiş. Muharebenin şiddetli bir zamanı değilmiş, şurada bir abdest tazeleyim demiş. Tüfeğini de topun üzerine bırakmış.
-Topum, tüfeğimin emaneti sana, diyerek ilerideki çukura gitmiş. Bu sırada komutan gelmiş, bakmış ki topun başında kimse yok, bir de nefer tüfeğini topun namlusuna asmış. Çok hiddetlenmiş, şu tüfeğini alayım da hesabını versin bakalım diye kızıp köpürmüş ama tüfeği de topun namlusundan bir türlü sökemiyormuş. Komutan:
-Ulan uyanık Kayseri`li bu tüfeğe ne yaptı da sökülmüyor böyle diye düşünürken Kayseri`li de çıkagelmiş. Komutan açmış ağzını yummuş gözünü, demediğini bırakmamış.
-Şu tüfeği de nasıl yapıştırdıysan sök yerinden demiş. Nefer:
-Yapıştırmadım komutanım demiş. Topa yaklaşmış:
-Topum tüfeğimi geri ver demiş ve komutanın şaşkın bakışları arasında tüfeği almış. Komutanın gözleri yaşarmış, askeri kucaklamış ve onunla helalleşip yanından ayrılmış.

Sonra da Onu Yeriz

Aralık 15, 2007 on 2:56 pm | In Temel | No Comments

Trenle İstanbula yolculuk eden Kayseri`li tanıştığı arkadaşıyla biraz sohbetten sonra çantasından çıkardığı pastırmalı yiyeceklerden arkadaşına da ikram eder. Arkadaşı,
-Sağol benim basurum var ben yemeyeyim deyince ,
Kayserili gayet ılımlı bir tavırla :
-Olsun onuda biraz sonra yeriz demiş

Nereli

Aralık 15, 2007 on 2:56 pm | In Temel | No Comments

Birgün Kayseri ile Niğde sınırında ölmüş biri bulunur. İnsanlar hemen toplanıp ne yapacaklarını düşünürler.Polis adamı hangi şehre götüreceğini bilmiyordur. Ordan geçen bir Kayseri`li duruma el koyar ve şöyle der.
-Ağzını koklayın sarımsak kokuyorsa Kayseri`ye ;soğan kokuyorsa Niğde`ye götürün demiş.

samet avcu

Aralık 15, 2007 on 2:56 pm | In Temel | No Comments

yahudi ailecek göc etmis kendine göre yerlesecekbir sehir ariyormus ama kendi kendine de düsünür dururmus gittigimyerde is yapayim ticaret yapayim kese kese altin kazanayim da köseyi döneyim diye icindede geciriyormus oraya gitmis buraya gitmis kendine göre bir yer bulamamis demis aradigim yeri bulana kadar gezecegim aradan aylar gecmis kayseriye yolu düsmüs amanin ne güzel yer diye icinden gecirmis burasi hosuma gittide gitmesine burada ticaret yapip parakazanirmiyim demis hemen aklina yahudi kurnazligi gelmis oglu abrama bagirmis abram yanima gel oglu gelmis ilerideki sehri görüyon degilmi demis abramda evet görüyorum baba demis ah simdi oraya bizim esekle beraber gideceksin 1 akcayida al yanina demis ilk gördügün esnefa benimde karnim cok ac esegiminde cok ac diyeceksin esnaftan yiyicek satmasini isteyeceksin abram baba bu para beni zor doyurur esege yiyecek nasil alayim demis yuhudi sen he´le git dedigimi yap demis abraham cikmis yola varmis kayseriye sehrin icine girmis hemen orada ilk gördügü esnafa yanasmis amca günlerdir yoldayiz benimde essegiminde karni cok ac bu 1 akcaya bizi doyururmusun demis kayserili esnaf gülerekten ver hele 1 akcayi demis abraham vermis kayserili dükkanin icine girmis ve elinde bir karpuzla gelmis al oglum icini sen ye kabugunlada esegini doyur demis abraham karpuzu almis kendisi icini kabugunuda essegi yemis ve yola babasinin yanina düsmüs yola babasinin yanina vardiginda babasi ne oldu abraham ne oldu karniniz doymadi degilmi demis oglu abraham baba hic sorma karnim patliyacak ilk esnafi gördüm 1akcaya hem beni hem esegimi doyur dedim demis karpuz getirdi icini sen yekabugunuda essegin yesin dedi bunu duyan yahudi ben böyle esnafin oldugu yerde nasil altin kazanirim demis cikmis yeni den yollara

Aynı İlaçlar

Aralık 15, 2007 on 2:55 pm | In Temel | No Comments

Doktor, muayenehaneye ilk kez gelen hastadan 50 bin, sonraki muayenelerde 30 bin lira alıyordu. Bunu öğrenen Kayseri`li, muayeneye ilk gidişinde:
-İşte yine geldim doktor bey’dedi. Doktor soyunmasını söyledi. Muayene etti, ücretini aldı,
-Sağlığınız düzeliyor. Aynı ilaçları kullanmaya devam edin!

Sonraki Sayfa »